Prof. Dr. Yunus Çengel
“Evimizdeki Elmaslar’ı büyük bir zevkle okudum. Öncelikle
takdir ve tebriklerimi ifade etmek isterim. Başta öğrenciler
olmak üzere ailelere ve eğitim camiasına önemli
mesajlar veriyorsunuz. Eğitim konusundaki engin tecrübeniz
ve eğitimin sorunlarına derin vukufiyetiniz bariz bir şekilde
görülüyor. Tespitlerinizi ulusal ve uluslararası anekdot
ve özlü sözlerle taçlandırmanız okuyucu üzerinde sürükleyici
bir etki bırakıyor. Kitabın ilk bölümündeki öğrencilere
yönelik tavsiyeleriniz, gençler üzerinde hal ve hareket değişikliğine
sebep olabilecek mahiyette. Kitap, değerler eğitimi
için de iyi bir kaynak oluşturuyor. Eğitim hayatınızdaki
engin deneyimlerinizi ve zengin fikir âlemlerindeki keşiflerinizi
bu şahane eserle ifade edip başta öğrenciler olmak
üzere herkesin istifadesine sunduğunuz için tekrar tebrik
ve teşekkür ediyorum.
Prof. Dr. Yunus Çengel
Doç. Dr. İbrahim EREN
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Sevgili Okuyucu!
Öncelikle Nadir Çomak Hoca’yı yazmış olduğu bu eser
için kutluyorum. Anne babaların en önemli hedefleri, biricik
varlıkları çocuklarının toplumda başarılı bireyler olmasıdır.
Günümüzde başarı maalesef sadece akademik alana
indirgenmekte ve hayatın diğer alanları ihmal edilmektedir.
Hâlbuki akademik başarının yeterli olmadığı; akademik
olarak başarılı birçok gencin hayatın içine girdiğinde bocalaması,
mutlu olamaması ve okuldaki başarısını devam ettirememesi
ile görülmektedir. Toplumsal olarak çağımızın
en büyük sorunu; kişilik açısından dengesiz, başkasının hak
ve hukukunu tanımayan, sınırlarını bilmeyen, bencil, kendi
menfaatlerini her şeyden önde gören, kural tanımayan insanların
toplumda oluşturduğu olumsuzluklar ve kargaşalardır.
Toplumda bu yönde yaşayan bireylerin artması ile
suç, şiddet, haksızlık, madde kullanımı gibi sosyal sorunlar
daha sık görülmektedir. Bu sorunların üstesinden gelmenin
en kısa yolu; empati yapabilen, bir diğer insanın acısını
hissedebilen, paylaşabilen ve onun yarasına merhem olabilen
bireyler yetiştirilmesidir. Kitapta empati ve sosyal, duygusal
zeka ile ilgili bölümde başkalarının duygularını, acılarını
anlayabilmekle ilgili pratik öneriler bulunmaktadır.Eğitimde akademik başarının yanında psikolojik olarak
sağlam, kişilikli, değerleri olan, ilkeleri ve hedefleri olan,
üretken, enerjik ve vizyonu olan nesillerin yetiştirilmesi hedeflenmelidir.
Bu kitap, bu hedefler doğrultusunda sağlıklı,
mutlu, değerleri ve hedefleri olan bireylerin yetişmesinde
gençler ve aileler için özet formülleri içermektedir. Ayrıca
kitaptaki bilgiler bu alandaki birçok kitaptan farklı olarak
pratik öneriler ve günlük hayatın içinde uygulanabilecek örnekler
içermesi ile takdire şayandır. Bu alandaki mevcut kitapların
çoğu ya çok teorik bilgiler ya da uygulanması zor
veya mümkün olmayan önerilerle doludur.
Bunların yanında bu kitapta Nadir Hoca birçok disiplinden
ve farklı ekollerden elde ettiği bilgileri, sentezleyerek
bize sunmuştur. Bu açıdan da okuduğumuzda zihinsel
süreçlerimize katkı sağlayan bir eser olmaktadır. Ben bu kitabı
bütün anne babalara, anne baba adaylarına, öğretmenlere,
gençlere ve üniversite öğrencilerine tavsiye ediyorum.
Okuyanlara zihinsel, duygusal, davranışsal olarak katkı
yapacağı düşüncesiyle sağlıklı, huzurlu, mutlu günler diliyorum.
Doç. Dr. İbrahim EREN
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Prof. Dr. Mehmet Kamil Coşkun
Nadir Çomak tarafından kaleme alınan Gençliğin İmanını
Nasıl Çalıyorlar? başlıklı eser; modern çağın getirdiği ateizm,
deizm ve agnostisizm gibi felsefi akımlar ile sosyal medya,
cinsel sapkınlıklar ve madde bağımlılığı gibi tehlikelere karşı
gençliği korumayı amaç layan, yarı otobiyografik bir mücadele
ve eğitim rehberidir. Eserin ana karakteri olan Kâşif Öğretmen’in
sorgulayan bir gençten şuurlu bir dava adamına dönüşüm serüveni
üzerinden ilerleyen kitap, seküler eğitim sistemindeki “Cesur Yeni
Dünya” gibi eserlerin tahribatını eleştirirken, İmam Gazali ve
Bediüzzaman Said Nursi gibi âlimlerin aklî ve mantıkî delilleriyle
“tahkiki iman” savunmaktadır. Yazar, sadece sorunları teşhis
etmekle kalmayıp, gençlerin kalbine dokunmak için “kış çayı”
tadında nezaketli bir iletişim dilini, meşguliyet pedagojisini
ve cami merkezli sosyal hayatı çözüm olarak sunarak, ebeveynlere
ve eğitimcilere nesli ihya etme yolunda somut bir yol haritası ve
“infaz” niteliğinde kesin bir fikrî savunma vadetmektedir.